Merhaba   Giriş  Üye Ol Şifremi Unuttum  
          

   
Ana Sayfa
Biyografi
Şiir
Kitaplar
Söyleşiler
Kültür Sanat
Köşe Yazıları
Künye
Ziyaretçi Defteri
Yaşam Sofrasında Bir Figüran “Ben(cil)lik”/Fatih Mehmet Mirza - 08.02.2010

“Yalnız kendisini düşünen adam, yumurtasını pişirmek için komşusunun evini yakar.”

Francis Bacon

 

Bacon bencilliği bu şekilde tarif ediyor. “Ene” yani “ben” kelimesi, insanı insanlıktan çıkaran en etkin mana, hele bir de başına “önce” gelirse tablo tamamlanmış oluyor. Ötekileştirilen yaşamların başlangıç noktasıdır “ben”. Bir bireyi diğerinden ayıran, toplumu toplumla yozlaştıran, ötekilerin berikilerin kavram kargaşasına sebep olan ulvi (!) değerdir “ben”.

Nefis dediğimiz olgunun akla seslenişi ile hayat bulur, harekete geçer. Söylemlerin başını çeker hep, arzuların hepsinde ilk o vardır. Diğerleri diye bir kavramı ortaya çıkaran eşsiz değerdir (!).

Dostluklara zehir iksirini akıtan, gözleri perdelenmiş ve yalnızlıkla yaren olan bir duygu haliyle, her insanın içinde vücut bulur. Adını hepimiz biliriz aslında, en çokta “ben(cil)lik” ismini yakıştırırız o zalime. Vahyini Nefs’ten alır, “ene” ile güç bulur, toplumda bencil diye sıfat olur.

Gururludur, kibirlidir, zalimdir, acımasızdır, haindir, cimridir, nerede olursa olsun insanı esir alır, kölesi eder. Kaçınılmaz sonlara sebep olan seyahatlere çıkarır, gözleri kör eder çağrılara, nidalara, kutsal inançlara. Kulakları tıkalı, bakışları kör, söylemleri yaralayıcıdır. Ben demek ne de haz verir, köşe başında itibar görmüş serkeş yaşamlara. Sevdiğini “ben” için sevmektir, bencillerin inancında.

Adalet denildiğinde hemen hüküm verenler tayfasında yer alır bu “ben”ciler, benciller. Adil olmak demek “ben”im demektir zihinlerinde, hepsine sahip olun diye vahiy alır Nefs’ten –Şeytandan-, aslında karar verilmiştir çoktan.

Nefs’ten gelen bir vahiyde vesvesedir çoğu zaman. İnançtan arınmış yüreklerde hayat bulur her an. “Ben”lerin dünyasındaki en güzel söylemdir vesvese. “Ben”i ve “diğerleri” kavramlarını vesvese ile ortaya çıkarır Nefs. Bütün kutsalların aksine inandığı tek kutsaldır “ben” olma duygusu, olgusu.

Nefs, öyle yaralayıcıdır ki, yaşayanı metruk bir yaşamın içine savurur, bunu fani çok geç anlar, belki de anlamadan veda eder yaşama. Nefs, köle ettiği insanı, insanlık mertebesinden çıkarır, düşürür, hiç eder. Nefs’e köle olan, kula kul olur, varlığının yegâne sahibini unutur, yaşama mana katan değerleri siler, kurutur. Nefs, faninin hasmıdır, hısım zannedenlerin aksine.

Hayat içinde savrulur “ben”le yaşayan, Nefs’in kölesi olan. Yabancılaşır kendisine zaman zaman; lakin azdır bu durumun farkına varan. Unutmuştur asıl olanı, tek gerçeği, kutsal mesajı. Sorumsuzlukların, bananecilerin, bahanecilerin, yoldaşı olmuştur çoktan. Bir gün kapı çalınır, bir ziyaretçi hâsıl olur. Şaşırır “ben”, kimdir bu gelen, ne de çabuk geçmiştir ezelden olduğunu zannettiği heves, birden. Nefs’ten vahiy gelmez olur o an, çünkü esas kudretin gücü, hükmeden oradadır ve elçi okur fermanı tekrardan. “Ben” karanlık bir yol görür uzunca, derince, korkuyla karışık. Hayatını seyreyler bir anda, kendisini fildişi kulelerinde görür, “ötekiler”in üzerinde, Nefs’in kanatları altında. Daha dikkatli bakınca “ötekiler”in aslında kendisi olduğunu görür. Güzel ahlakını, samimiyetini, dostluğunu, yardım severliğini, sevgiyi ve her şeyden önemlisi inancını görür ayakları altında. Eyvah! Diye bir nida haykırır ortalığa, oysaki elçi yapacaktır görevini az sonra. İşte o an kulaklarında çalkalanır, o unuttuğu, yüz çevirdiği, Nefs’e köle olmayı tercih ettiği asıl gerçek:

 “Ve andolsun ki insanı Biz yarattık. Ve nefsinin ona ne vesveseler vereceğini biliriz. Ve Biz, ona şah damarından daha yakınız.”

Kaf, 16

Elçi yerine getirir görevini kusursuzca ve sahne son bulur bu yaşam sofrasında.

 
 
Yorum Yaz

  
 
 
 05.09.2010 - Hatırlama, unutma ve mübarek günler/ Nazife Şişman
 03.09.2010 - Pakistan´ı duymak/ Bejan Batur
 02.09.2010 - "İnsanım ben..."
 01.09.2010 - Hala´nızın gözlerinden öpün.../ Sibel Eraslan
 30.08.2010 - Gecede ´hayır´ aramak/ Cihan Aktaş
 26.08.2010 - Aşkın cinnet hâli/ Ali Haydar Haksal
 26.08.2010 - Ağaç Altında Dinlenen Yolcu/ Cihan Aktaş
 25.08.2010 - Ay Kasidesi/ Ümmügülsüm Tat
 25.08.2010 - Allah´ın suyu/ Mustafa Kutlu
 24.08.2010 - Taşların kıpırdaması için.../ Yıldız Ramazanoğlu
First
Prev
Sayfa 1 / 42
Next
Last
  
  
 Copyright © 2008 Medkon