Merhaba   Giriş  Üye Ol Şifremi Unuttum  
          

   
Ana Sayfa
Biyografi
Şiir
Kitaplar
Söyleşiler
Kültür Sanat
Köşe Yazıları
Künye
Ziyaretçi Defteri

Vedat Aydın´la Okuma Yeri´ni konuştuk! - 30.01.2009

Vedat Aydın"ı okumayeri.net sitesinin yöneticisi olarak tanıyoruz. Annem sizin aylık dergilerde edebiyat eleştirileri yazdığınızı söylemişti. Daha derinde kimdir Vedat Aydın?

 

Dostoyevski"nin “okumaktan başka gidecek ne bir yerim ne de bir yurdum var” şeklinde bir sözünü hatırlıyorum. Bu sözü okuduğumda, bir arayışı olanların sığınabileceği güvenli bir “yer” olarak okumak, benim için kendisine kaçtığım, sığındığım, dertleştiğim mekânım, yerim ve yurdumdur diyebilirim. Dünyalık geçimimizi sağlayacak kadar bir işim var. Onun dışında, bütün işim okumaktır desem yeridir. Bu yüzden Abdulkadir Geylani"nin “kelimeler kardeşlerimdir” sözü kalbimde zikre dönüşen bir hikmete işaret ediyor. Bu minvalde özellikle kitap tanıtım/eleştiri yazıları yazıyorum aylık dergilerde.    

 

Okumayeri.net´i kurarken zihninizde nasıl bir site vardı? Sonuçtan memnun musunuz?

 

Okumayeri.net kurulalı üç yıl oldu. Gençlerin zamanlarını tasarruflu kullanmadıklarını gördükçe çok üzülüyorum. Popüler kültürün dayatmalarını tüketen birer robot olmayı gençlerimize layık gören modern hayata karşı direnebilmenin önemli bir yolunun okumak olduğunu düşünüyorum. Bu çerçevede gençlerimizi okumaya özendirmeyi, okumanın hayatı anlamanın temelini teşkil ettiğini zihinlerine düşürmeyi hayal ediyordum. Bana gelen geri dönüşlerden şunu görüyorum ki, mütevazı da olsa Okuma Yeri, okumaya çağrı yapan samimi bir ev gibi algılanıyor ve burada buluşan genç arkadaşlar birbirleriyle, yazarlarımızla köprüler kurarak okumanın-yazmanın sağaltıcı ikliminde buluşuyorlar. Bu da beni mutlu ediyor tabii ki.

 

Grup yazışmalarında sizi en zorlayan konular nelerdir?

 

Özgür ve samimi tartışmalar hepimizin ufkunu açıyor. Grubumuzda çok güzel tartışmalar oluyor. Kimi zaman bu tartışmalar, köşe yazarlarının yazılarına konu olabiliyor. Örneğin geçen yıllarda Sezai Karakoç"un Mona Roza adlı şiiri tartışılmıştı. Edebi Kamu mevzuu tartışılmıştı. Edebiyat, sanat, siyaset, sinema, felsefe, şiir vd. pek çok konuda tartışmalar yapılıyor. Grupta özgürce yapılan tartışmalardan her birimiz istifade ediyoruz. Ne var ki, çok az da olsa, hakaret ihtiva eden, üslup özensizliğiyle yazılan mesajlar da gelebiliyor. Hakaret içeren yazıları yayınlamıyoruz. Zira biz “kelamı kalbe taşıyan bir köprü olmak…” arzusunda olduğumuzu her mesajın altına kayıt düşen bir grubuz.

 

Erzurum´dan bir site yönetmek zor olmuyor mu?

 

İnternet, sınırları ortadan kaldıran bir işleve sahip. Bu bakımdan Erzurum"da veya bir başka yerde olmak fazla sorun teşkil etmiyor. Belki en çok sıkıntı çektiğim husus, site tasarımı konusunda bilgimin olmayışı. Teknik sorunlar veya siteye müdahale etmek gerektiğinde webmastere bağlı kalıyorsunuz ve bu, istediğiniz seviyede çalışmalarınızı ortaya koymaya engel teşkil ediyor.

 

Dadaş ruhunu nasıl tanımlamak gerekir? Hiç değişmeyen bir ruh mu bu?

 

Dadaş ruhu, mertliği ve onurlu olmayı temsil ediyor. Mahallede erkek arkadaşlarını kendi erkek kardeşi, kızlarını ise bacısı gibi gören bir anlayışı içinde barındırıyor. Hiç tanımadığı bir yaşlının elinde yüküyle yürüdüğünü gördüğünde, ona yardım etmeyi vazife bilen bir şuur, dadaşlık. Bu şuur aynı zamanda Doğululuk anlamına da geliyor. Doğunun pek çok yerinde aynı yaklaşımları görmeniz mümkündür. Zira doğululuk, daha içe dönük, paylaşımcı ve geleneksel değerleri yaşayan bir kültürün adı olarak karşımıza çıkıyor. Bu erdemleri Batı"nın yaşamadığını ileri sürmek şüphesiz haksızlık olur. Ancak, Batı"ya nazaran Doğu, daha kült bir şekilde bu değerlere bağlı yaşamaktadır.

 

Ne yazık ki, dadaşlık da giderek erimekten, erozyona uğramaktan nasibini alıyor. Otobüste oturan bir gencin yaşlı nineye yer vermemek için yüzünü camdan dışarıya çevirdiğine rastlayabiliyorsunuz. Bu basit gibi gözüken örnek, dadaşlık sıfatı olarak bilinen yiğitlik, mertlik, güvenirlik ilkelerine uymayan bir davranıştır. Ayrıca dadaşlık, isyan ruhunu temsil eden bir sıfattır. Örneğin, kahraman kadınıyla anılan çok nadir yerler vardır. Erzurum"da Nene Hatun, Kara Fatma gibi isimler bu ruhu temsil eden kahramanlardır. Topraklarını savunmak için cephenin önüne çıkmaktan çekinmeyen isyan ruhunun temsilcileri…

 

Vedat Aydın neler okur? Yayın dünyasını izlerken nasıl bir elemeden geçirir?

 

Okumayı ikiye ayırarak söylemek gerekirse; bir, dünya var oldukça kıymetlerinden bir şey kaybetmeyen kitapları dikkatle ve ihtiramla okurum. Bir de yaşadığımız hayat içerisinde lüzumuna inanarak okuduğumuz kitaplar… Birinci kategoride birkaç isim vermem gerekirse, Fütuhat-ı Mekkiye, Nehcül Belaga, Bediüzzamanın Risaleleri, İmam Rabbani"nin Mektubat"ı, İbn Kayyım"ın Medaricü"s Salikin"i, Muhammed Esed"in Meal-Tefsir"i… ve daha pek çok kitap… Yayın dünyasını liseden itibaren, özellikle dergileri ciddi olarak takip ederdim. Mavera, Türk Edebiyatı, Kayıtlar, Yedi İklim, Girişim, Bilgi ve Hikmet, Yeni Zemin, Kardelen, İslam vd. pek çok dergi… İşini ciddiye alan yayınevlerini takip ediyorum. Bunu da kitap seçiminden, kitabın kapağından, dizgi ve dağıtımına kadar nasıl ele aldıklarını takip ederek bir ayrıma gidiyorum.

 

Erzurum halkının okur-yazarlığı üzerine neler söylemek istersiniz?

 

Okuma oranları Türkiye de olduğu gibi Erzurum"da da maalesef iç açıcı değil. Son yıllarda MEB"in okumaya yönelik attığı adımlar, öğrenciler üzerinde olumlu sonuçlar doğuruyor. Erzurum halkına gelince, kitapevlerinin satışlarından da görebiliyoruz, maalesef okuma oranları çok düşük. Geçmişte Erzurum kültür ve sanat faaliyetleri bakımından daha zengindi. Şu an Erzurum"da yaşayan az sayıda da olsa iyi okur ve yazarların varlığından da söz edebiliriz.

 

 

Bize Erzurum´un kültür mekânlarından söz eder misiniz?

 

Erzurum"da kültür sanat faaliyetleri çok kısıtlı. Üniversite"nin kendi bünyesinde faaliyetlerini saymazsak, dişe dokunur bir kültür faaliyeti yok denecek kadar azdır. Erzurum Tiyatroları taşra tiyatrolarına göre aktif, bunun dışında Üniversite Kitabevi, Pazar sohbetleri yapmaktadır. Dernek ve vakıfların da kendi çaplarında faaliyet sürdürdükleri söylenebilir.

 

Taşra yayıncılığı konusunda umutlu musunuz?

 

Özellikle süreli yayınlarda baskı ve dağıtım zorlukları ciddi maliyetlere sebebiyet veriyor. Bu yüzden yayıncılığın kalbi İstanbul ve Ankara"nın dışında taşrada yayıncılık yapmak zor. Tüm bu zorluklara rağmen, bunu en iyi başaran yine de taşra gazeteleri oluyor.

 

Kızlarınızın yazı yazmaya meyilli olduğunu öğrendik. Onların kitap okumayı sevmeleri için nasıl bir yöntem izlediniz?

 

Çocuklarım dünyaya gelmeden onların okuyacakları kitapları hazırdı. Cahit Zarifoğlu, M. Ruhi Şirin, Ahmet Efe, Mevlana İdris gibi önemli yazarların çocuk kitaplarını okudular. Kitap okumayı sevmeleri için özel bir gayretim olmadı. Oyuncaklarına dokundukları kadar kitaplara da dokundukları bir ortamları vardı. İlkokul 4. Sınıfta okurken kızım Zeyneb G. Orwell"in Hayvanlar Çiftliği"ni okumuştu mesela. Her birinin bir defteri var ve zaman zaman bir kavram veya bir düşünce ortaya atar, bunun üzerine makale yazmalarını teşvik ederim. Yarışmacı eğitim sistemi ve dershane mecburiyeti çocukların bu konuda kendilerini daha iyi geliştirmelerine büyük bir engel teşkil ediyor. Buna rağmen okumaktan kopmuş değiller çok şükür.

 

Erzurum bağlamında yazılmış eserler söz konusu olunca ilk aklınıza gelenler hangileri oluyor?

 

Erzurum üzerine yazılmış kıymetli kitaplar var. Bunlar içinde M. Çetin Baydar"ın Geçidi Bekleyen Şehir"i, M. Sıtkı Aras"ın Erzurum"un Manevi Mimarları, rahmetli Hasan Ali Kasır"ın Erzurum Şairleri… ilk aklıma gelenler…

 

 

Salome

 

http://www.dunyabizim.com/news_detail.php?id=551

 

 
 
Yorum Yaz
  
12.05.2009
Gazeteler
12.05.2009
Dergiler
11.03.2009
KUR´AN FİHRİSTİ
30.01.2009
Vedat Aydın´la Okuma Yeri´ni konuştuk!
21.01.2009
Gazze Şarkısı: Asla teslim olmayacağız
05.01.2009
Şeyh Ahmet Yasin´in duası: ´Bu ümmet utanmaz mı?´
31.12.2008
Hz. Ali´nin Mısır Valisi Mâlik bin el-Hâris el-Eşter´e yazdığı bir mektup
25.12.2008
Kur´an- Kerim Meali
25.12.2008
Üstad Bediüzzamanın Eseri Risale-i Nur Külliyatını Okuyabilirsiniz
15.12.2008
Sanatın Kadrajındaki Bohem Manzarası ve Söz´ün Edebiyat´taki Edilgenliği Üzerine/ Mustafa Nazif
14.12.2008
Zolf bar baad - Mohsen Namjoo
04.12.2008
Muhyiddin İbnü´l Arabî´nin (560/-1165-638/1240) Hayatı ve Eserleri
17.11.2008
Doğu´dan Gelmekte Olan Bulutun, Toprağa Söz Geçirdiği Vakit (Okuma Yeri Özel)
  
  
  
 Copyright © 2008 Medkon